5 Aralık Cuma Hutbesi: İbadetle Huzur, Îsâr Ahlakıyla Toplum

Diyanet İşleri Başkanlığı, 5 Aralık Cuma günü Türkiye genelindeki camilerde okunan hutbenin ana temalarını ‘İnsan Huzuru İbadetle Elde Eder’ ve ‘Fedakârlığın Zirvesi: Îsâr’ olarak belirledi. Bu önemli hutbeler, toplumsal yaşamda ibadetlerin ve paylaşma ahlakının merkezi rolünü vurgulayarak, müminlere derin mesajlar iletti.

İnsan Huzuru İbadetle Elde Eder: Varlık Gayesi ve Şükür

Diyanet‘in hutbesinde, kainattaki her varlığın belli bir amaca yönelik yaratıldığı ve insanın da yüce bir gaye için dünyaya gönderildiği hatırlatıldı. “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?” ayetiyle bu husus teyit edildi. İbadet, samimi bir niyetle İslam’ın emir ve yasaklarını gözetmek, Yüce Allah’ın verdiği sayısız nimetlere şükretmek olarak tanımlandı. İmanın hayata yansımış hali olan ibadet, insanı kötülüklerden koruyan bir kalkan ve huzura ulaştıran bir kılavuz olarak öne çıkarıldı.

İbadetlerin Bireysel ve Toplumsal Yansımaları

Hutbede, namazın kişiyi hayâsızlıktan, günahlardan ve yanlışlardan koruduğu belirtilirken, müminin namaz kıldığı halde Allah’ın emir ve yasaklarını çiğnemeye, ailesine, komşusuna ve diğer insanlara eziyet etmeye devam etmesi durumunda namazlarını gözden geçirmesi gerektiği vurgulandı. Zekâtın paylaşmayı, ihtiyaç sahiplerine destek olmayı, cimrilik ve tembellikten arınmayı hatırlattığı ifade edildi. Bencillik, cimrilik, hırs, haset, israf, faiz, gurur ve kibirden uzaklaşmadıkça zekâtın gerçek mahiyetinin kavranamayacağı aktarıldı.

Hac ibadetinin insanlara Allah katında eşitliği, tevhit ve vahdeti, mahşeri ve hesabı hatırlatması gerektiği; orucun ise takvayı ve sabrı öğrettiği dile getirildi. Yalan, gıybet, kul hakkı gibi günahları sürdüren bir müminin orucundan sadece açlık ve susuzluk kalacağı hadis-i şerifle işaret edildi.

Fedakârlığın Zirvesi: Îsâr Ahlakı ile Toplumu İhya Edelim

Siirt başta olmak üzere Türkiye genelindeki camilerde okunan diğer bir önemli tema ise “Fedakârlığın Zirvesi: Îsâr” oldu. Bu hutbe, İslam’ın toplumsal dayanışmaya verdiği önemi, paylaşma kültürünü ve kardeşlik hukukunu hatırlatan güçlü bir çağrı niteliğindeydi.

Îsâr: En Üst Mertebe ve Güncel Hayat Örnekleri

Hutbede “îsâr”; kişinin kendi ihtiyacı olduğu hâlde kardeşini kendisine tercih etmesi, malından, zamanından ve rahatından fedakârlık yaparak iyiliğe koşması şeklinde tanımlandı. Engellilere hayatı kolaylaştırmak, komşunun gönlünü hoş etmek, muhtaçların, yetimlerin ve mazlumların yükünü hafifletmek gibi örnekler öne çıkarıldı. Özellikle Gazze’deki mazlumların yanında olmanın îsâr ahlakının güncel bir tezahürü olduğu belirtildi.

Günümüz toplumunda sıkça karşılaşılan olumsuz davranışlara da dikkat çekildi. Trafikte yol vermemek, ambulans ve itfaiye araçlarının önünü kapatmak, engelli park yerlerini ihlal etmek, komşuyu rahatsız eden yüksek ses, ürünlerde hile yapmak ve toplu taşımalarda yaşlı, hamile ve hastalara yer vermemek gibi davranışların îsâr ruhuna aykırı olduğu hatırlatıldı. Bu bağlamda, ibadetlerin sadece dini ritüellerle sınırlı kalmayıp, günlük hayatın her anına yayılması gerektiği vurgulandı.

Kuran ve Sünnet Işığında Îsâr

Îsâr ahlakının Kuran ve Sünnet’teki yeri de hutbede sağlam delillerle desteklendi. İnsan Suresi’ndeki, “Onlar yiyeceklerini yoksula, yetime ve esire seve seve ikram ederler ve şöyle derler: Biz sizi Allah için ikram ediyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz” ayeti ile Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) “Kendiniz için istediğinizi mümin kardeşiniz için de istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız” hadis-i şerifi îsârın önemini ortaya koydu.

Asr-ı Saadet’ten günümüze fedakârlık örnekleri de hutbenin dikkat çeken bölümlerindendi. Müslümanlara sahip çıkan Ensar’ın cömertliği, Peygamberimizin insanların gönüllerini İslam’a ısındırmak için gösterdiği çaba ve sahabenin malları ve canlarıyla sergilediği üstün fedakârlıklar îsâr ahlakının zirveleri olarak anıldı. Çocuklara güler yüz ve tatlı dille ibadet alışkanlığı kazandırmanın, onlara bırakılabilecek en değerli miras olduğu da eğitim mesajı olarak verildi.

Hutbe, “Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur” hadis-i şerifiyle sona erdi. Bu mesajla cemaate, her fırsatta iyiliğe koşmak, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ve ihtiyaç sahiplerinin dualarında yer almak çağrısı yapıldı. Böylece gündem olan bu hutbe, 5 Aralık‘ı dini ve ahlaki bir farkındalık günü olarak işaret etti.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

  • 5 Aralık Cuma Hutbesi’nin odak noktaları nelerdi?
    Hutbenin odak noktaları, ‘İnsan Huzuru İbadetle Elde Eder’ ve ‘Fedakârlığın Zirvesi: Îsâr’ kavramları üzerineydi. Bireysel ibadetlerin derinliği ve toplumsal faydaları ile îsâr ahlakının yaşama yansımaları işlendi.
  • Îsâr ahlakı ne anlama geliyor?
    Îsâr, kişinin kendi ihtiyacı olmasına rağmen, başkasının ihtiyacını kendi ihtiyacına tercih etmesi ve bu uğurda fedakârlıkta bulunmasıdır.
  • Hutbede bahsedilen ibadet anlayışı sadece ritüellerle mi sınırlıydı?
    Hayır, hutbede ibadetlerin namaz, oruç, zekât ve hac gibi ritüellerin ötesine geçerek, sevgi, merhamet, topluma faydalı olmak, helal rızık kazanmak gibi geniş bir yelpazeyi kapsadığı vurgulandı.
  • Hutbede güncel hangi konulara değinildi?
    Hutbe, trafik kurallarına uymamak, engelli park yerlerini ihlal etmek gibi olumsuz davranışların yanı sıra, Gazze‘deki mazlumların durumu gibi güncel insani konulara da değinerek toplumsal duyarlılığın önemini vurguladı.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir