TCMB Başkanı Karahan’dan Enflasyon ve Faizlere İlişkin Kritik Mesajlar
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan, bankanın internet sitesinden yayımlanan canlı yayında ve katıldığı ortak yayında ekonomi gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karahan, enflasyonla mücadeleyi bir virüsle savaşmaya benzeterek, “Enflasyon bir virüs gibidir. Vücutta uzun süre kalınca defetmek zorlaşır” ifadelerini kullandı ve uygulanan “doğru reçeteye” güvendiğini belirtti.
Dezenflasyon Süreci Sağlıklı İlerliyor
Başkan Karahan, Kasım ayına yönelik öncü verilerin dezenflasyon sürecinin sağlıklı bir şekilde sürdüğünü gösterdiğini aktardı. Özellikle bir süredir yüksek seyreden kira enflasyonunda aylık bazda yüzde 4’ün altındaki seviyelere gerileme olduğunu, hizmet enflasyonunun da yüzde 70’li seviyelerden yüzde 44’e düştüğünü vurguladı. Bu düşüşlerin önümüzdeki dönemde genel enflasyon üzerinde olumlu etki yaratmasını beklediklerini ifade etti.
Hissedilen ve Ölçülen Enflasyon Farkı
Kamuoyunda sıkça tartışılan “hissedilen enflasyon” ile “ölçülen enflasyon” arasındaki farka da değinen Karahan, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)’nin ortalama bir tüketim sepetini temsil ettiğini söyledi. Gıda harcamalarının sepetteki ağırlığının yüzde 25, mal ve hizmet kalemlerinin ise yüzde 30 olduğunu belirterek, her hanenin harcama alışkanlıklarına göre enflasyonun farklı hissedilebileceğine dikkat çekti. Enflasyon düştükçe, hissedilen enflasyonun da aşağı geleceği mesajını verdi. Bu bağlamda, hanelerin cebini doğrudan etkileyen kalemlerdeki değişimler yakından izlenmektedir. Örneğin, kısa süre önce GSS Primleri Yüzde 100 Zamlanarak 1.560 TL’ye yükselmişti, bu tür artışlar vatandaşın enflasyon algısını doğrudan etkiliyor.
Kredi Faizleri ve Beklentilerin Rolü
Politika faizinin düşmesinin piyasa faizlerini her zaman düşürmeyeceği kanısının yanlış olduğunu belirten Karahan, uzun vadeli kredilerde fiyatlamanın beklenen enflasyona göre yapıldığını söyledi. Bankaların paralarının reel değerini koruma amacı güttüğünü ve beklentilerdeki bozulmaların faizleri artırabileceğini dile getirdi. Mevduat faizlerinde ise politika faizinin üzerinde bir seyir izlendiğini, bunun Türk Lirası’nın bankacılıktaki payını artırma hedefleri doğrultusunda bankalara verilen teşviklerden kaynaklandığını ifade etti.
Rezervler ve KKM’de Önemli Kazanımlar
TCMB Başkanı, para politikasının sıkılaşmasıyla brüt rezervlerde 80 milyar doların üzerinde bir artış kaydedildiğini ve bu artışın büyük ölçüde yurt içi kaynaklardan, yani vatandaşın Türk lirasına güvenle döviz bozdurmasından geldiğini vurguladı. Ayrıca, iki yıl önce 140 milyar doları aşan Kur Korumalı Mevduat (KKM) bakiyesinin 1 milyar doların altına inerek önemli bir mesafenin katedildiğini açıkladı.
İhracatçılara Kur Mesajı: Öncelik Dış Talep
İhracatçıların kurun mevcut seviyesi nedeniyle rekabetçiliklerini kaybettiklerine yönelik eleştirilere de yanıt veren Karahan, ihracat performansında temel belirleyicinin kur değil, dış talep olduğunu belirtti. Dünyadaki korumacı önlemler nedeniyle ihracatçıların önümüzdeki dönemde kolay bir süreç yaşamayacağını, ancak bu zorlukların kurdan ziyade küresel dinamiklerden kaynaklandığını ifade etti.
Hedef: Fiyat İstikrarı ve Tek Haneli Enflasyon
Fatih Karahan, Merkez Bankası’nın en önemli önceliğinin dezenflasyon ve fiyat istikrarı olduğunu bir kez daha vurguladı. Enflasyonu yüzde 75 seviyesinde sınırladıklarını ve yüzde 33’ün altına indirdiklerini belirterek, nihai hedeflerinin öncelikle tek haneli enflasyona iniş ve ardından yüzde 5’te sabitlemek olduğunu yineledi. Bu uzun soluklu süreçte makro finansal istikrar ve güvenin önemli kazanımlar olduğunu dile getirdi.

Bir yanıt yazın