İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, 24 Aralık 2025 tarihinde Roma’daki Palazzo Chigi’de düzenlediği yıl sonu buluşmasında, ülkeyi bekleyen zorlu döneme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Geride bırakılan 2025 yılının tüm ülke için yorucu geçtiğini ifade eden Meloni, 2026 yılının ise “daha da zorlu olacağı” uyarısında bulunarak çalışanlarına Noel tatilini iyi değerlendirmeleri çağrısında bulundu. Bu çarpıcı mesaj, İtalya’nın ekonomik ve sosyal durumu hakkında derinlemesine tartışmaları beraberinde getirdi.
Meloni’den Çalışanlara Kritik Yıl Sonu Mesajı ve Kamuoyu Algısı
Başbakan Meloni, başbakanlık ofisi çalışanlarına hitabında samimi bir dil kullanarak, “Sizi seviyorum. Biz bir aileyiz ve tüm yıl boyunca mücadele ediyoruz” dedi. Yoğun bir çalışma yılının kendilerini beklediğini belirten Meloni, kamu hizmetinin önemine vurgu yaparak, “Bu olağanüstü ulusa hizmet etmeye devam etmeliyiz” ifadelerini kullandı. Bu konuşmanın hemen ardından hatırlatılan bir diğer olay ise, Meloni’nin kısa süre önce diğer devlet ve hükümet başkanlarından kendisine verilen 270’ten fazla hediyeyi satışa çıkarmasıydı. Aralarında piton derili ayakkabı ve iPad gibi lüks eşyaların da bulunduğu bu hediyelerin toplam değerinin yaklaşık 800 bin Euro olduğu tahmin ediliyordu. Bu durum, Meloni’nin liderlik tarzı ve kamuoyundaki algısıyla ilgili farklı yorumları da gündeme taşıdı.
İtalya’nın Zorlu 2025 Karnesi: Ekonomi ve Sosyal Hayatta Derin Yaralar
Giorgia Meloni hükümetinin 2025 yılı performansına ilişkin muhalefet ve sendikalardan sert eleştiriler geldi. Sona eren yılın, İtalyan işçi sınıfı ve ezilen kitleler için iyi geçmediği vurgulanıyor. Ülke ekonomisi durgunluk yaşarken, metalürji, ulaştırma, petrol ürünleri, kauçuk ve plastik, çelik ve tekstil gibi kilit sanayi sektörlerinde önemli bir yavaşlama kaydedildi. Trump’ın korumacı gümrük vergisi politikaları ihracatta düşüşe neden olurken, enflasyon yeniden yükselişe geçti ve süpermarket fiyatları yaklaşık yüzde 25 oranında arttı. Son beş yılda ücretlerin satın alma gücünün yüzde 9 değer kaybettiği belirtildi.
İşsizlik rakamları endişe verici boyutlara ulaştı; 120 binden fazla kişi işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, yaklaşık 300 bin işçi işsizlik fonundan yararlanıyor. Güvencesiz istihdam ve kayıt dışı çalışma yaygınlaşırken, çalışanların yaşam ve çalışma koşulları hızla kötüleşiyor. Meloni Hükümeti’nin gelir destek önlemlerini kaldırması, yoksulluk ve engellilik için ayrılan fonları kesmesi ve işsizlik yardımlarını azaltması ise eleştirilerin ana odağı oldu. Ülkede 5.8 milyon kişi mutlak yoksulluk içinde yaşarken, bu oran toplam nüfusun yaklaşık yüzde 10‘una denk geliyor. Güney bölgelerde ise çalışan yoksulların oranı yüzde 31.2‘ye ulaşıyor. Bu tablo, NATO ve AB‘nin direktifleriyle askeri harcamaların orantısız bir şekilde artarak 2025 sonunda 45 milyar Euro’ya ulaşmasıyla daha da çarpıcı hale geliyor. Bu devasa yatırımlar, hükümet ve parlamentoda güçlü temsilcileri bulunan askeri-sanayi şirketlerine fayda sağlarken, sosyal hizmetler, sağlık ve eğitim gibi alanlarda kesintilere yol açıyor. Kamu sağlık hizmetlerinde yüz binlerce insan için “sonsuz bekleme listeleri” oluştuğu belirtiliyor.
Meloni Hükümetinin Otoriter Politikaları ve Sınıf Mücadelesi
Meloni Hükümeti, 2025 yılında otoriter yöntemler, vicdansız bir şovenizm ve sosyal demagoji kullanarak kemer sıkma, neoliberalizm ve savaş ekonomisi politikasını sürdürdü. Haziran 2025’te kabul edilen tehlikeli bir “Güvenlik Yasası” ile işçi sınıfının ve halk kitlelerinin mücadeleleri, barikatlar ve grev hatları suç sayıldı ve bastırıldı. Hükümet, grev hakkına saldırmaya devam ederken, yürütme organını güçlendirmek, parlamentoyu güçsüzleştirmek ve yargıyı boyun eğdirmek için karşı reformlar uyguladı. Özellikle siyaset alanındaki bu değişimler, ülkenin demokratik geleceği hakkında soru işaretleri doğuruyor.
Sınıf mücadelesi, 2025 yılında işten çıkarmalara karşı, ücret artışları için, kamu sağlığı ve sosyal hizmetler için, iş yerinde sağlık ve güvenlik için, iş sözleşmelerine ve işçilerin onuruna saygı için, işçi sınıfı, sendika ve siyasi özgürlükleri savunmak için önemli alanlarda gelişti. En yaygın talepler arasında “İşten çıkarmalara son verin”, “Ücretleri artırın”, “Güvenli iş”, “Askeri harcamalara ve yeniden silahlanmaya hayır”, “Sosyal harcamalara ve kamu sağlık hizmetlerine evet” gibi çağrılar yer aldı. Bu gelişmelerin, Türkiye’deki 2026 vergi dilimleri ve 2026 bütçe tartışmalarıyla benzerlikler göstermesi, küresel ekonomik trendlerin ortak etkilerini gözler önüne seriyor. Ayrıca enflasyon muhasebesi gibi adımlar da bu bağlamda değerlendirilebilir.
2026 Beklentileri: İtalya’yı Neler Bekliyor?
Başbakan Meloni’nin “2026 daha da zorlu olacak” mesajı, ülkenin içinde bulunduğu bu derin ekonomik ve sosyal krizin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine işaret ediyor. Yüksek enflasyon, düşen satın alma gücü, artan işsizlik ve kemer sıkma politikaları, İtalya için 2026 yılında da çetin mücadelelerin habercisi olabilir. Uluslararası ekonomi çevreleri ve sosyal hareketler, Meloni hükümetinin bu zorluklarla nasıl başa çıkacağını yakından takip ediyor. Ülkenin gündemi bu tartışmalarla şekillenmeye devam edecek.
İtalya’da 2025-2026 Dönemi: Temel Sorunlar ve Beklentiler
- Ekonomik Durgunluk: Sanayi üretimi düşüşte, ihracat azaldı.
- Enflasyon ve Satın Alma Gücü: Süpermarket fiyatları %25 artarken, ücretler %9 değer kaybetti.
- İşsizlik ve Güvencesizlik: 120 binden fazla iş kaybı tehdidi, güvencesiz istihdam yaygın.
- Sosyal Kesintiler: Meloni hükümeti gelir desteklerini, yoksulluk ve engellilik fonlarını kesti.
- Artan Yoksulluk: 5.8 milyon kişi mutlak yoksulluk içinde (Nüfusun %10’u).
- Askeri Harcamalar: 2025 sonunda 45 milyar Euro‘ya ulaşan askeri harcamalar, sosyal hizmetlerden kısıtlanıyor.
- Otoriterleşme: “Güvenlik Yasası” ve baskıcı önlemlerle işçi hakları kısıtlanıyor.
- 2026 Beklentisi: Meloni, 2026‘nın 2025’ten daha zorlu geçeceğini öngörüyor.
| Ekonomik Gösterge | 2025 Durumu (Meloni Dönemi) | Yorum / Etki |
|---|---|---|
| Sanayi Üretimi | Sürekli düşüş (Metalürji, Ulaştırma, Petrol vb.) | Ekonomide genel bir durgunluk sinyali ve kilit sektörlerde yavaşlama. |
| İhracat Performansı | Trump’ın korumacı gümrük vergileri nedeniyle düşüş | Dış ticaret dengesinde bozulma ve küresel pazar zorlukları. |
| Enflasyon Oranı | Yeniden yükselişte, Süpermarket fiyatları yaklaşık %25 artış | Halkın alım gücünde ciddi erozyon ve yaşam maliyeti artışı. |
| Ücretlerin Satın Alma Gücü | Son 5 yılda %9 değer kaybı | Çalışanların refah düzeyinde düşüş ve temel ihtiyaçlara erişim zorluğu. |
| İşini Kaybetme Tehlikesi / İşsizlik Fonu | 120 bini aşkın kişi işini kaybetme tehlikesinde, 300 bin işçi fondan yararlanıyor | İstihdam piyasasında belirsizlik, kayıt dışı çalışmanın yaygınlaşması. |
| Mutlak Yoksulluk | 5.8 milyon kişi mutlak yoksulluk içinde (Nüfusun %10’u) | Sosyal eşitsizliklerin derinleşmesi ve özellikle Güney bölgelerde yüksek oranlar. |
| Askeri Harcamalar | 2025 sonunda 45 milyar Euro‘ya ulaştı | Sağlık, eğitim ve refah gibi sosyal hizmetlere ayrılan kaynaklarda azalma. |
| Demokratik Haklar ve Özgürlükler | “Güvenlik Yasası” ile işçi mücadeleleri suç sayıldı, grev hakkı kısıtlandı. | Otoriterleşme ve toplumun faşistleşmesi sürecine dair endişeler. |

Bir yanıt yazın