İran’da Hayat Pahalılığı Protestoları: Can Kayıpları ve Rejim Baskısı

İran’da son günlerde yaşanan yoğun protestolar, ülkenin ekonomik sıkıntılarını ve derinleşen toplumsal memnuniyetsizliği bir kez daha gözler önüne serdi. Hayat pahalılığı ve ulusal para biriminin dolar karşısında rekor seviyelere gerilemesiyle başlayan gösteriler, ülkenin dört bir yanına yayılarak rejimi hedef alan çağrılara dönüştü. Özellikle güneybatıdaki Lordegan kenti başta olmak üzere başkent Tahran ve Marvdaşt’ta şiddetli çatışmalar yaşandığı bildirildi.

Protestoların Bilançosu: Ölümler, Yaralanmalar ve Gözaltılar

Gösterilerin beşinci gününde, olaylar giderek daha da büyüdü. Yarı resmi Fars haber ajansı ve insan hakları grubu Hengaw’ın bildirdiğine göre, Lordegan kentinde protestocular ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmalarda en az iki kişi hayatını kaybetti. Hengaw, bu kişilerin Ahmad Celil ve Sajjad Valamanesh isimli protestocular olduğunu iddia ederken, Fars ajansı ölenlerin kimliğine dair kesin bilgi vermedi. Ayrıca, devlet medyası batıdaki Kuhdaşt kentinde Çarşamba gecesi çıkan çatışmalarda İran Devrim Muhafızları (IRGC) ile bağlantılı bir güvenlik gücü mensubunun öldürüldüğünü açıkladı. Ancak protestocular, bu kişinin aslında güvenlik güçleri tarafından vurulan bir gösterici olduğunu savunuyor. Bölgedeki şiddet olaylarında 13 polis memuru ve Besic üyesinin de taşlı saldırılarda yaralandığı kaydedildi.

Protestoların yayılmasını engellemek amacıyla yetkililer Çarşamba günü okullar, üniversiteler ve kamu kurumlarını soğuk hava koşulları nedeniyle tatil ilan etti. Ancak birçok İranlı bu kararı, siyasetin protestoları bastırma girişimi olarak yorumladı. Ülke genelinde gündem olan bu gelişmelerle birlikte, Kuhdaşt şehrinde 20’den fazla kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

Ekonomik Krizden Rejim Karşıtı Sloganlara

Protestolar, Tahran’daki dükkan sahiplerinin İran riyalinin ABD doları karşısında yaşadığı sert düşüşe tepkisiyle başladı ve kısa sürede ülke genelindeki birçok şehre yayıldı. Göstericiler, sadece ekonomik sorunları değil, ülkenin dini liderlerinin yönetimini de hedef alan sloganlar attı. Hatta bazı protestocular, ülkenin geçmiş monarşik düzenine geri dönülmesi çağrısında bulundu. Bu durum, 2022’de Mahsa Amini’nin başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınmasının ardından ölümüyle patlak veren geniş çaplı ayaklanmaları hatırlattı.

  Borsa İstanbul Güne Yükselişle Başladı: Piyasalarda Son Durum

ABD Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, protestocuların “gözdağı, şiddet ve tutuklamalarla” karşılaştığına dair raporlardan endişe duyduğunu belirtti. Bakanlık, İranlıların seslerinin ve haklarının duyulması çağrısında bulunarak yetkilileri baskıyı durdurmaya davet etti.

Hükümetin Stratejisi ve Derinleşen Toplumsal Gerilim

İran’da, halkın sessiz eylemlerle kamu alanlarını ve kişisel özgürlükleri geri kazanma çabaları giderek artıyor. Kadınların başörtüsü kurallarını hiçe sayarak maraton koşması veya Batı müziği çalan grupların sokaklarda ilgi görmesi, rejimin Batı kültür etkisine karşı uzun süredir devam eden muhalefetine rağmen sivil itaatsizliğin yükseldiğini gösteriyor. Gözlemcilere göre, İran’ın hasta durumdaki 86 yaşındaki dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, iç ve dış tehditlere karşı rejimini güçlendirmeye çalışsa da, stratejisinin başarısız olduğu görülüyor. Ülkenin genç nüfusu arasında İslam normlarına karşı eşi benzeri görülmemiş bir başkaldırı yaşanırken, ulusal para birimi dibe vurmuş, şehirler su sıkıntısı çekiyor ve protestolar yayılmaya devam ediyor.

Hamaney’in şu anda büyük kararlar almaktan kaçınan, temkinli bir “bekleme oyunu” oynadığı iddia ediliyor. Bu durum, medya ve analistler arasında “evde kimse yokmuş hissi” olarak yorumlanıyor. Zira verilecek her kararın önemli olumsuz sonuçları olabileceği düşünülüyor. Hamaney’in, özellikle Haziran ayında İsrail ile yaşanan ve Tahran’ı hazırlıksız yakalayan 12 günlük savaş sırasında güvenli bir yeraltı sığınağında olduğu iddia edilmişti. Bu çatışma sonrasında İran’ın askeri gücünün zayıfladığı ve nükleer programının ciddi zarar gördüğü belirtiliyor. Tüm bu krizler, İran halkının 36 yıllık rejim politikalarına olan inancını hızla kaybetmesine neden oluyor.

Ana Konu Özeti:

  • Ekonomik Çöküş: İran riyalinin değer kaybetmesi ve artan hayat pahalılığı protestoların ana nedeni.
  • Yayılan Protestolar: Lordegan, Tahran, Marvdaşt ve Kuhdaşt gibi şehirlerde geniş çaplı gösteriler yaşanıyor.
  • Can Kayıpları: Protestolar sırasında güvenlik güçleri ve göstericiler arasında çıkan çatışmalarda ölümler ve yaralanmalar rapor edildi. Ölüm haberleri doğrulanmaya çalışılıyor.
  • Siyasi Talepler: Göstericiler, dini liderin yönetimine son verilmesi ve hatta monarşiye geri dönülmesi çağrısında bulunuyor.
  • Hükümetin Baskısı: Yetkililer, protestoları bastırmak için okulları tatil etme ve gözaltına alma gibi yöntemlere başvuruyor.
  • Derinleşen Memnuniyetsizlik: Ülkedeki su, elektrik kıtlığı ve toplumsal özgürlük talepleri, halkın genel memnuniyetsizliğini artırıyor.
  • Liderlik Belirsizliği: Hamaney’in pasif tutumu ve büyük kararlar almaktan kaçınması, siyasi bir boşluk algısı yaratıyor.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir