Haydar Dümen’in Eşini Dolandıran Tefeci Çetesine Ağır Cezalar Yağdı!

Haydar Dümen’in Eşini Dolandıran Tefeci Çetesine Ağır Cezalar Yağdı!

Türkiye’nin 90’lı yıllarına damga vuran ünlü doktor ve yazar Haydar Dümen’in vefatının ardından eşi Gülten Dümen’i borç batağına sürükleyerek milyonlarca lirasını ve mal varlığını gasp eden tefeci çetesine yönelik dava sonuçlandı. Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesi, çete lideri Tanju Aksu’ya 25 ila 28 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları verirken, halen CHP’li Silivri Belediye Meclis Üyesi olan Rıza Aksu da çete üyeliği suçundan 5 yıl hapse mahkum edildi. Bu karar, kamuoyunda yankı uyandıran ve çok sayıda mağduru bulunan davanın önemli bir dönüm noktası oldu.

Gülten Dümen Nasıl Tuzağa Düşürüldü?

Haydar Dümen’in ağır hastalığı sürecinde, eşi Gülten Dümen birikmiş borçlarını kapatmak için çareler aramaya başladı. Bu arayış sırasında, İstanbul Cihangir’de bulunan ve eşinin uzun yıllar ofis olarak kullandığı 5 katlı binalarını satmak istedi. İddialara göre, Silivri’deki yazlık komşuları Gökhan Ataş’tan alıcı bulmasını istedi. Ataş, müşteri bulamayınca Gülten Dümen’i tefecilik yaptığı belirtilen Tanju Aksu ile tanıştırdı.

Yaklaşık 45 milyon TL değerindeki Cihangir binasının, borçları kapatmak amacıyla geçici olarak Aksu’nun adamı Emrah Erduvan’a devredileceği bir sözleşme hazırlandı. Plana göre Aksu, Gülten Dümen’e 5 milyon TL verecek, binanın satışı gerçekleşince 7,5 milyon TL daha ödeyecekti. Ancak, 92 yaşındaki Haydar Dümen’in hastanede yaşam savaşı verdiği 10 Şubat 2022’deki tapu işleminde Tanju Aksu ortaya çıkmadı. Telefonla ‘trafikte olduğunu’ söyleyerek ödemeyi geciktirmemek adına Gülten Dümen’den işlemi tamamlamasını istedi. İşler planlandığı gibi gitmedi ve bina, değerinin çok altında, 20 milyon 600 bin TL bedelle çetenin eline geçti. Son değerleme raporuna göre binanın güncel değeri ise tam 220 milyon TL.

Tefeci Çetesinin Lideri ve Üyelerine Verilen Cezalar

Mahkeme, suç örgütü kurmakla suçlanan Tanju Aksu’yu en yüksek cezaya çarptırdı. Aksu’nun sahibi olduğu emlak şirketinin faaliyet izni de tefecilik amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle iptal edildi. Aksu mahkemede “Bu dosya bir kumpas” diyerek kendini savunsa da, mahkeme heyeti suçlamaları sabit buldu. Davada, aralarında Gülten Dümen’in şoförü Mustafa Akışık’ın da bulunduğu çok sayıda şikayetçi yer aldı. Çete üyelerinin, mağdurları dolandırmak için tehdit ve darp gibi yöntemlere başvurduğu da ortaya çıktı. Gülten Dümen’in aldığı parayı ödemesine rağmen binasını geri almak istemesi üzerine tehdit edildiği, şoförü Mustafa Genç’in ise darp edildiği kayıtlara geçti.

Milyonlarca Liralık Vurgun ve Diğer Mağdurlar

Gülten Dümen’in yaşadığı büyük kaybın yanı sıra, tefeci çetesinin benzer yöntemlerle birçok kişiyi daha mağdur ettiği belirlendi. Esnaf Ali Gültekin 10 milyon lira, Esra Özvaranlı bugünkü değerle 40-50 milyon liralık parasını kaybettiğini ifade etti. Oto galeri sahibi Kenan Umuç ve Şenol Gündüz de çetenin mağdurları arasındaydı. Şenol Gündüz, aldığı 165 bin liraya karşılık 295 bin lira ödemesine rağmen teminat olarak verdiği arazilerini geri alamadığını belirtti. Bu dava, tefecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının ne denli büyük boyutlara ulaşabileceğini gözler önüne serdi.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir