Gürsel Tekin’den Başörtüsü ve CHP İçinden Çarpıcı İtiraflar

Gürsel Tekin: Geçmişten Bugüne Siyasi Miras ve Yeni Tartışmalar

Eski CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, son dönemde yaptığı açıklamalar ve özellikle Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un dikkat çekici sözleriyle yeniden siyasetin odağına yerleşti. Tekin, kendi siyasi kariyerindeki dönüm noktalarını ve parti içindeki mücadelesini samimi bir dille aktarırken, geçmişte yaşadığı önemli bir olayla bugünü karşılaştırdı.

1998’deki Başörtüsü Tartışması ve Tekin’in Yalnız Mücadelesi

Gürsel Tekin, kendisini ‘klasik siyasetçilerin dışında farklı bir profil’ olarak tanımlayarak, 1998 yılında henüz genç bir il yöneticisi ve belediye başkan yardımcısıyken başörtüsü konusunda verdiği mücadeleyi dile getirdi. O dönem kamuda başörtüsünün yasak olduğu bir atmosferde, çalıştığı belediyedeki destek kıtalarında başörtülü bir kadın arkadaşını işe alması ve bu durumu kamuoyuyla paylaşması büyük yankı uyandırdı.

Tekin, o günleri ‘Türkiye’de yer yerinden oynadı’ şeklinde özetlerken, ‘İnsanların eğitim haklarını kısıtlayamazsınız, bu demokrasiyi ve özgürlüğü arttırır’ ifadelerini kullandığını hatırlattı. Bu çıkışı nedeniyle tam 22 gün boyunca sosyal medyada ‘TT’ (trend topic) kaldığını ve parti yöneticilerinin istisnasız tamamının kendisini eleştirdiğini belirtti. Bu durumun, Rusya-Ukrayna savaşı ve Kraliçe’nin ölümü gibi küresel olayların olduğu bir dönemde dahi gündemi meşgul etmesinin şaşırtıcılığını vurguladı.

Dünden Bugüne CHP: ‘Dayağı Yiyen Ben Oldum’

Tekin, başörtüsü meselesindeki bu yalnız mücadelesini, bugünkü CHP’nin geldiği noktayla çarpıcı bir şekilde karşılaştırdı. Parti içinde başörtülü bir Genel Başkan Yardımcısı’nın bulunmasının, kendisinin o yıllardaki duruşunun adeta bir teyidi olduğunu ancak o dönemde bedel ödeyenin kendisi olduğunu ima etti: ‘Dayağı yiyen ben günün sonunda.’ Bu sözler, siyasi partilerin ve toplumsal normların zaman içindeki dönüşümüne dair önemli bir pencere açtı.

Mehmet Uçum’dan Dikkat Çeken ‘Gürsel Bey’ Yorumu

Tekin’in gündeme gelmesindeki bir diğer etken ise, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un CHP’nin İstanbul İl Başkanlığına ilişkin yaptığı yorum oldu. Uçum, ‘CHP’nin İstanbul İl Başkanı kim?’ sorusuna verdiği yanıtta, ‘İşin esası açısından baktığınızda Gürsel Bey, usulü açısından baktığınızda Özgür Bey şeklinde bir durum ortaya çıkmış’ ifadelerini kullandı.

  Trump’tan Ulusa Sesleniş: Ekonomi, Askeri Ödeme ve Siyasi Gerilim

Bu ifadeler, CHP İstanbul İl Başkanlığı sürecine dair farklı okumaları beraberinde getirirken, Tekin’in parti içindeki ‘esasi’ rolünün hala güçlü bir şekilde hissedildiğine işaret etti. Uçum, devam eden hukuki süreçler hakkında kesin yorum yapmaktan kaçınsa da, Tekin’in ismini doğrudan zikretmesi, siyaset koridorlarında geniş yankı buldu.

Gürsel Tekin’in hem geçmişteki özgürlük mücadelesiyle ilgili anıları hem de güncel siyasi tartışmalarla bağlantılı olarak tekrar gündeme gelmesi, onun Türk siyasetindeki ‘farklı’ ve ‘çarpıcı’ profilini bir kez daha gözler önüne serdi.

#GürselTekin #CHP #Başörtüsü #MehmetUçum #Siyaset

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir