Türkiye’de geniş yankı uyandıran kara para aklama ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması derinleşirken, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi eski Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan’ın görevinden istifasının ardında çarpıcı iddialar olduğu öne sürüldü. Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı, canlı yayında yaptığı açıklamalarla, Aşan’ın Can Holding soruşturması kapsamında ‘rüşvet aldığı’ iddiasıyla şüpheli sıfatıyla ifade verdiğini iddia etti.
Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Eski Başkanı Göksel Aşan Hakkında Şok İddialar
Yaklaşık yedi yıl boyunca kritik görevlerde bulunan Prof. Dr. Göksel Aşan, 19 Kasım’da ‘kişisel nedenler’ belirterek görevinden ayrılmıştı. Bu istifa, kamuoyunda başlangıçta sınırlı bir yankı bulsa da, Rasim Ozan Kütahyalı’nın Ensonhaber’deki açıklamalarıyla durum bambaşka bir boyut kazandı. Kütahyalı, Aşan’ın Can Holding’ten ‘rüşvet aldığı’ ve ‘düzenli maaşa bağlandığı’ iddiasıyla soruşturma kapsamında şüpheli olarak ifadeye çağrıldığını ve istifasının da bu süreçle bağlantılı olduğunu belirtti.
Can Holding Soruşturması ve Genişleyen Ağ
“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “örgütü yönetme”, “kara para aklama” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarıyla yürütülen Can Holding soruşturması, iş dünyasından medyaya ve bürokrasiye kadar uzanan geniş bir ağı kapsıyor. Soruşturma kapsamında Can Holding yöneticilerinin de aralarında bulunduğu birçok kişi tutuklanmış, hatta medya ayağında Habertürk grubuna kayyum atanması dikkat çekmişti. Bu durum, dosyanın boyutunun giderek büyüdüğü ve ünlüleri sarsan uyuşturucu soruşturması ile de bağlantılı olabileceği yorumlarını beraberinde getirmişti. Benzer şekilde, GAİN Medya operasyonu da kara para aklama iddialarıyla gündeme gelmişti. Öte yandan, Binali Yıldırım’ın kardeşi İlhami Yıldırım’ın uyuşturucu operasyonu ve siyasi gerilim haberleri de bu tür büyük çaplı soruşturmaların siyasetle olan bağlantılarını gözler önüne seriyor.
Siyasi ve Hukuki Yansımalar: Gözler Yargıda
Kütahyalı’nın bu iddiaları, ‘iktidara yakın isimler kayrılıyor’ eleştirilerini yeniden alevlendirirken, siyaset ve adalet arenasındaki tartışmaları da derinleştirdi. Ancak belirtmek gerekir ki, iddialar henüz yargı makamlarınca doğrulanmış veya kesinleşmiş bir karar niteliğinde değildir. Prof. Dr. Göksel Aşan cephesinden de şu ana kadar kamuoyuna yansıyan herhangi bir resmi açıklama bulunmuyor.
Uzmanlar, bu tür hassas dosyaların hukuki sürecinin tamamlanması ve iddianamenin hazırlanmasıyla netlik kazanacağını vurguluyor. Can Holding soruşturması, iş dünyası, medya ve bürokrasi üçgeninde ilerlemesi nedeniyle oldukça nadir bir dosya olarak görülüyor. Kamuoyu, bu iddiaların somut delillerle yargıya taşınıp taşınmayacağını veya siyasi tartışmaların gölgesinde mi kalacağını merakla bekliyor.
Anahtar Sorular ve Beklentiler
- Göksel Aşan’a Yönelik Temel İddialar Nelerdir? Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya göre, Aşan’ın Can Holding’ten rüşvet aldığı ve düzenli maaşa bağlandığı, bu iddialar üzerine şüpheli olarak ifadeye çağrıldığı öne sürülüyor.
- Can Holding Soruşturması Hangi Aşamada? Soruşturma kapsamında tutuklamalar ve gözaltılar devam etmekle birlikte, henüz iddianame hazırlanmadı. Medya ayağında Habertürk’e kayyum atanması da önemli gelişmelerden biri.
- Göksel Aşan’ın İstifası Soruşturmayla Bağlantılı mı? Kütahyalı, Aşan’ın görevden affını isteyerek ayrılmasının, bu soruşturmayla doğrudan ilişkili olduğunu iddia ediyor.
- Sürecin Hukuki ve Siyasi Sonuçları Ne Olacak? İddiaların doğruluğu yargı sürecinin tamamlanmasıyla netlik kazanacak. Ancak sürecin hem siyaseti hem de ekonomiyi etkileyecek önemli yansımaları olması bekleniyor.

Bir yanıt yazın