Erdoğan’dan ABD’ye Net Mesaj: F-35, S-400 ve Enerji Politikası

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 Ocak 2026 tarihinde Bloomberg News’e verdiği kapsamlı röportajda, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin geleceğine ve önemli siyaset, savunma ve ekonomi başlıklarına dair net mesajlar verdi. Bu açıklamalar, özellikle F-35 savaş uçağı programı, Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemleri, Halkbank davası ve enerji politikaları etrafında şekillendi. Erdoğan, iki stratejik ortağın gelecekteki yol haritasına ışık tutan değerlendirmelerde bulundu.

Önemli Başlıklar

  • F-35 programından çıkarılma kararı ‘haksız’ olarak nitelendirildi.
  • Türkiye’nin S-400’leri iade etme ihtimali, ilişkilerin yumuşaması için sinyal olarak görüldü.
  • Halkbank davasında adil ve hukuka uygun bir çözüm beklentisi dile getirildi.
  • Enerji politikalarında milli menfaatler doğrultusunda dengeli bir yol izleneceği vurgulandı.
  • Bölgesel çatışmalarda (Ukrayna, Gazze) Türkiye’nin arabulucu ve kilit aktör rolü öne çıkarıldı.

Erdoğan’dan ABD ile İlişkilere Yönelik Kritik Değerlendirmeler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg’e yaptığı yazılı açıklamalarda, Türkiye-ABD ilişkilerinin son on yılda S-400 alımı nedeniyle gerildiğini ancak Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde daha makul bir zemine geçme fırsatı doğduğunu belirtti. Erdoğan, Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı görüşmede F-35 konusunu bizzat gündeme getirdiğini ifade etti. Bu, iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin yeniden tesis edilmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor.

F-35 Programı ve S-400 Gerilimi: Haksız Bir Karar

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri alması nedeniyle F-35 programından çıkarılmasını ‘haksız’ bir karar olarak nitelendiren Erdoğan, “Türkiye’nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi iki stratejik ortak olan Türkiye ve ABD’nin yanı sıra NATO’nun güvenliği için de önemli ve gereklidir” dedi. Bu açıklama, Ankara’nın savunma sanayii ihtiyaçları konusunda kararlı duruşunu korurken, gündemdeki S-400’lerin iadesi iddialarını da destekler nitelikte. Bloomberg’in geçen ay yayımladığı haberde, Türkiye’nin S-400’leri iade etmek istediği belirtilmişti. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack da konunun dört ila altı ay içinde çözülebileceğini öngörmüştü. Ayrıca, Türkiye’nin ABD’den F-16 Blok 70 uçakları satın alma isteği ve bu anlaşmanın şartlarının müttefiklik ilişkilerinin ruhuyla uyumlu olması beklentisi de dile getirildi.

Halkbank Davası: İtibarın Korunması ve Adil Sonuç Beklentisi

Türk-Amerikan ilişkilerinde bir başka sorun başlığı olan Halkbank davası da Erdoğan’ın açıklamalarında yer aldı. 2019 yılında İran’a yönelik yaptırımları delmeye yardımcı olmakla suçlanan Halkbank için Erdoğan, konuyu Türkiye’ye yönelik ‘haksız bir girişim’ olarak değerlendirdiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı, “Bizim için esas olan, Türkiye’nin itibarının korunması ve bankamızın haksız bir şekilde cezalandırılmamasıdır. Görüşmeler bu çerçevede devam etmektedir. Temennimiz hem hukuka uygun hem de iki ülke arasındaki stratejik ortaklıkla mütenasip adil bir sonuca ulaşılmasıdır” diyerek, davada adil bir sonuca ulaşılması yönündeki beklentisini ifade etti. Bu konuda daha önce de Hukuk gündemini meşgul eden gelişmeler yaşanmıştı.

Enerji Politikaları: Milli Menfaatler ve Dengeli Yaklaşım

Enerji konusunda da önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, Türkiye’nin Rus ham petrolü alımını kısıtlaması yönündeki ABD taleplerine değindi. Türkiye’nin gaz stratejisini gözden geçirerek Amerikan LNG’sine dayalı bir portföy oluşturmaya odaklandığını ve ABD’den LNG tedarikini ‘kayda değer ölçüde artırdıklarını’ dile getirdi. Ancak, Türkiye’nin petrol alımlarının %61’inin ve gaz tedarikinin %40’ının hala Rusya’dan sağlandığını belirterek, bu yapıda bir değişimin uzun yıllar alabileceğine dikkat çekti. Erdoğan, “Türkiye’nin duruşu çok nettir; biz milli menfaatlerimiz ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ederiz” ifadeleriyle ülkenin dengeli enerji politikasının altını çizdi.

Bölgesel Diplomasi: Ukrayna ve Gazze’de Türkiye’nin Kilit Rolü

Erdoğan, Ukrayna ve Gazze gibi bölgesel çatışmalarda Türkiye’nin eşsiz diplomatik konumuna da vurgu yaptı. Türkiye’nin hem Rusya Devlet Başkanı Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile doğrudan konuşabilen tek aktör olduğunu belirten Erdoğan, “Aynı anda Washington, Brüksel hattında olsun NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde olsun somut girişimlerde bulunarak güçlü ve dengeli diplomatik temaslar yürütebilen yegane aktörüz” dedi. Gazze’deki duruma da değinen Erdoğan, Uluslararası İstikrar Gücü’nün başarı şansının sahada meşruiyeti olan aktörlerin içinde yer almasına bağlı olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin bu tür bir misyonun ‘anahtar ülkesi’ konumunda olduğunu ifade etti.

Türkiye-ABD İlişkilerindeki Anahtar Konular ve Türkiye’nin Görüşü

Konu Türkiye’nin Görüşü ABD’nin Yaklaşımı (Araştırma Notlarına Göre)
F-35 Programı Programdan çıkarılmak “haksız”, yeniden dahil olmak NATO güvenliği için gerekli. S-400 alımı nedeniyle programdan çıkardı.
S-400 Hava Savunma Sistemi İade etme isteği bir ilişki düzeltme işareti olarak algılandı. Tom Barrack: “Dört ila altı ay içinde çözülebilir”.
F-16 Blok 70 Alımı Anlaşma şartları müttefiklik ruhuyla uyumlu olmalı. Fiyat konusunda görüşmeler sürüyor.
Halkbank Davası Türkiye’ye yönelik “haksız bir girişim”, hukuka uygun ve adil bir sonuç bekleniyor. Yaptırım ihlali, kara para aklama suçlamaları.
Rusya’dan Enerji İthalatı Milli menfaatler ve enerji güvenliği doğrultusunda dengeli hareket. Enerji ithalatını kısıtlama beklentisi, alımlarda azalma sinyalleri.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir