Türkiye siyasi tarihinde ve kamu vicdanında derin izler bırakan ‘ölüm oruçları’ eylemleri, zaman zaman farklı liderlerin yaklaşımlarıyla yeniden gündeme geliyor. Bu tartışmaların merkezine oturan son örneklerden biri, sanatçı Zülfü Livaneli’nin eski Başbakan Necmettin Erbakan’ın 1996’da Kadir Gecesi aldığı tarihi karara dair anlattıkları oldu. Livaneli’nin tanıklığı, insanlık ve merhamet üzerine düşündürürken, dönemin siyasi atmosferini de aydınlatıyor.
Zülfü Livaneli’nin Gündem Olan ‘Kadir Gecesi’ Anısı
Sol kimliğiyle bilinen Zülfü Livaneli, 2007 yılında kaleme aldığı “Erbakan, Ecevit ve Ölüm Oruçlarının Arka Planı” başlıklı yazısında, 1996’daki ölüm oruçları sırasında yaşananları aktarır. Dönemin İstanbul Başsavcısı Ferzan Çitici’nin ricasıyla arabulucu olan Livaneli ve aydınlar heyeti, cezaevlerindeki tutukluların insani taleplerini (tecrit hücrelerinde tek başına kalmama gibi) dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’a iletir. Livaneli, Ankara Havaalanı’nda ulaştığı Erbakan’a, “Birçok genç bu geceyi çıkaramayacak” dediğinde, Erbakan’ın cevabı net ve merhamet doludur: “Peki, bu gece Kadir Gecesi. İsteklerini kabul ediyoruz.”
Bu kararın ardından ambulanslar harekete geçer, ölmek üzere olan gençler hastanelere taşınır. Livaneli, bu olayı “Erbakan’ın manevi hatırasına karşı bir vefa borcumdur” diyerek, dini bir gecenin ruhuna uygun bir insanlık dersi olarak tarihe not düşer.
2000 Yılı ve Ecevit Hükümetinin Farklı Yaklaşımı
Ancak tarihin acı bir tekrarı, dört yıl sonra yaşanır. Livaneli, 2000 yılındaki ‘ölüm oruçları’nda da aynı arabuluculuk görevini üstlenir. Bu sefer iktidarda Bülent Ecevit başbakanlığındaki koalisyon hükümeti vardır. Talepler yine aynıdır, ancak dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk aracılığıyla Ecevit’e iletilen istekler reddedilir. Livaneli’nin “Ne olur, ölümlerin önüne geçin. Size resmen yalvarıyorum” çağrısına rağmen Ecevit hükümetinden ret cevabı gelir. Bu ret, 19 Aralık 2000 tarihinde başlayan ve tarihe “Hayata Dönüş Operasyonu” olarak geçen kanlı müdahalenin önünü açar. Operasyonda 30 tutuklu ve 2 asker yaşamını yitirir, yüzlerce kişi yaralanır. Livaneli bu durumu “Dinci Erbakan solcu gençlerin ölümlerini engelledi, Ecevit ise solcu gençleri ölüme yolladı” sözleriyle özetler.
Bu olay, özellikle “adalet” ve “merhamet” kavramlarının siyasi liderlerin kararlarındaki rolünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Operasyonun hukuki sonuçları da olmuş, İstanbul 2. İdare Mahkemesi sorumlular hakkında tazminat cezasına hükmetmiştir.
Kadir Gecesi: Maneviyattan İnsanlığa Köprü
Kadir Gecesi, İslam dünyasında özel bir yere sahiptir. Kur’an-ı Kerim’in indiği, bin aydan daha hayırlı olduğuna inanılan bu mübarek gece, Müslümanlar için af ve mağfiret dilemek, tövbe etmek ve ibadetle ruhani bir arınma yaşamak için eşsiz bir fırsattır. Erbakan’ın bu manevi atmosferde aldığı karar, Kadir Gecesi’nin sadece dini ritüellerle değil, aynı zamanda “insan hakları” ve “merhamet” gibi evrensel değerlerle de harmanlanabileceğini gösteren çarpıcı bir örnektir.
Bugün de “diyanet” ve “siyaset” dünyasından liderler, mübarek gün ve gecelerde benzer mesajlar vermeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Regaip Gecesi vesilesiyle yaptığı paylaşımlar, bu tür manevi zamanların “insanlığı iyilikte buluşturma” potansiyeline dikkat çekiyor. Erdoğan ve Emine Erdoğan’dan İnsan Hakları Günü Mesajları başlıklı haberimiz de bu perspektifi desteklemektedir.
1996 ve 2000 Ölüm Oruçları: Hükümet Yaklaşımları Karşılaştırması
Zülfü Livaneli’nin tanıklıkları, iki farklı hükümetin benzer bir insani kriz karşısındaki zıt tutumunu ortaya koyan çarpıcı bir “gündem” maddesi olmuştur:
| Özellik | 1996 Ölüm Oruçları (Erbakan Hükümeti) | 2000 Ölüm Oruçları (Ecevit Hükümeti) |
|---|---|---|
| Başbakan | Necmettin Erbakan | Bülent Ecevit |
| Adalet Bakanı | Ters davrandı (Livaneli’ye göre) | Hikmet Sami Türk |
| Hükümetin Kararı | Talepler kabul edildi (‘Kadir Gecesi’ vurgusuyla) | Talepler reddedildi (‘Hayata Dönüş Operasyonu’ yapıldı) |
| Sonuç | Can kayıpları engellendi, hastaneye sevkiyatlar | 30 tutuklu, 2 asker hayatını kaybetti, yüzlerce yaralı |
| Livaneli’nin Yorumu | ‘Manevi hatıraya vefa borcu’ | ‘Solcu gençleri ölüme yolladı’ |

Bir yanıt yazın