Hollywood’un gözde isimlerinden Andrew Garfield ve Julia Roberts’ı bir araya getiren psikolojik gerilim filmi ‘After the Hunt’, eleştirmenlerden beklenen ilgiyi görmese de dijital platformlarda fırtınalar estiriyor. Luca Guadagnino’nun yönettiği film, Prime Video’da yayınlandığı günden itibaren birçok ülkede en çok izlenen yapım olmayı başardı.
Gişe Hüsranı, Streaming Zaferi
‘After the Hunt’, sinema salonlarında gösterime girdiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaratmış, $70-80 milyonluk bütçesine karşılık yalnızca $9.3 milyon gişe hasılatı elde etmişti. Eleştirel yorumlar da pek iç açıcı değildi; Rotten Tomatoes’ta %37 gibi düşük bir puan almıştı. Ancak filmin 21 Kasım 2025’te Prime Video’da yayınlanmasıyla kaderi değişti. Kısa sürede İspanya, Polonya, Arjantin, Mısır ve Tayland dahil 12 ülkede SVOD (abonelik tabanlı video akış hizmetleri) sıralamalarında zirveye çıkarak, rakiplerini geride bıraktı.
Andrew Garfield’ın Tartışmalı Rolü ve Karmaşık Hikaye
Film, Yale Üniversitesi’nde cinsel saldırı suçlamasıyla karşı karşıya kalan felsefe profesörü Hank (Andrew Garfield) ile onun arkadaşı ve meslektaşı Alma Imhoff (Julia Roberts) arasındaki gerilimi konu alıyor. Maggie (Ayo Edebiri) adlı bir doktora öğrencisinin Hank’i suçlamasıyla başlayan olaylar, Alma’nın kendi karanlık geçmişiyle yüzleşmesine neden oluyor. Film, ‘iyi’ ve ‘kötü’ arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak, her karakterin ahlaki açıdan gri bölgelerde dolaştığı derin bir karakter incelemesi sunuyor. Andrew Garfield, bu karmaşık ve sorgulayıcı rolüyle dikkat çekiyor.
Yönetmen Luca Guadagnino (Call Me By Your Name ile tanınıyor) ve senarist Nora Garrett’ın imzasını taşıyan yapım, sadece bir cinsel saldırı dramasından öte, akademik dünyanın iç yüzünü, gizli önyargıları ve insan doğasının derinliklerindeki çatışmaları başarılı bir şekilde ele alıyor. Filmin, hikayenin ‘somut bir cevabı’ olmaması yönündeki eleştirilere rağmen, bu belirsizliğin aslında hayatın kendisini yansıttığı ve genellikle net çözümlerin bulunmadığı gerçeğini vurguladığı belirtiliyor.
Dijital Platformların Gücü ve İkinci Şans
‘After the Hunt’ın bu başarısı, günümüz sinema sektöründe dijital platformların artan gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Gişede tutunamayan pek çok kaliteli yapımın, streaming hizmetleri sayesinde geniş kitlelere ulaşarak ‘ikinci bir şans’ yakalayabildiğini gösteriyor. Benzer şekilde, ‘Bad Teacher’ gibi yapımlar veya ‘Stranger Things’ gibi diziler de dijitalde büyük ilgi görüyor. Bu durum, izleyicinin daha ‘düşündürücü’ ve ‘diyalog odaklı’ dramaları ev ortamında izlemeyi tercih ettiğini de gösteriyor olabilir.
‘After the Hunt’, karmaşık senaryosu ve yıldız oyuncu kadrosuyla, eleştirmenlerin gözünden kaçsa da dünya genelinde milyonlarca izleyici tarafından keşfedilmeyi sürdürüyor. Filmin, özellikle hassas konuları ele alış biçimiyle gelecek tartışmaların önünü açması bekleniyor.

Bir yanıt yazın