Akkuyu NGS: Türkiye Enerjisinde 2026 Altın Yılına Damga Vuruyor

Türkiye’nin Enerji Geleceği Şekilleniyor: Akkuyu ve Stratejik Hamleler

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın açıklamaları, Türkiye’nin 2026 yılına yönelik iddialı enerji hedeflerini gözler önüne seriyor. Ülkenin enerji talebi hızla artarken, bu talebin yerli ve yenilenebilir kaynaklarla karşılanması, enerji kaynaklı cari açığı minimize etme stratejisinin temelini oluşturuyor. Bu vizyonun en kilit projelerinden biri olan Türkiye‘nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu Nükleer Santrali‘nin ilk ünitesinin 2026’da faaliyete geçmesi, bu "altın yıl"ın en önemli dönüm noktalarından biri olacak.

2026: Enerjide Altın Yılın Detayları

Bakan Bayraktar’ın belirlediği stratejik yol haritasına göre, 2026 sadece Akkuyu’nun devreye alınmasıyla değil, birçok dev proje ile ekonomik bağımsızlık yolunda atılacak önemli adımlarla anılacak. Karadeniz’deki doğal gaz üretiminin iki katına çıkarılmasıyla 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılanması hedefleniyor, bu da yıllık 3.2 milyar dolarlık ithalatın önüne geçilmesi anlamına geliyor. Yenilenebilir enerji alanında da büyük atılımlar öngörülüyor. 2035 yılı için 120 bin megavatlık rüzgar ve güneş kapasitesi hedefi doğrultusunda, 2026’da 6 bin 500 MW güneş (GES) ve 2 bin MW rüzgar (RES) yatırımı planlanıyor. Ayrıca, baraj gölleri üzerinde kurulacak 3 bin megavatlık "Yüzer GES" projeleri ve deniz üstü rüzgar enerjisi (Offshore) için "YEKA" benzeri modellerle ilk adımlar atılacak.

Artan yenilenebilir enerji üretimini sisteme entegre etmek için şebeke altyapısı da baştan aşağı yenileniyor. Dünya Bankası ile imzalanan 6 milyar dolarlık finansman, Türkiye’de ilk kez inşa edilecek "Yüksek Gerilim Doğru Akım" (HVDC) hatları ile elektriğin ana yollarını oluşturacak. Dağıtım şebekelerine 2026-2030 döneminde toplam 1 trilyon liralık devasa bir yatırım yapılacak. Kırklareli’nde 900 megavatlık yeni bir doğal gaz santrali de bu dönemde devreye alınacak.

  Malatya Depremi Sonrası Yeniden İnşa: Umut Yükseliyor

Akkuyu NGS’de Son Durum: Gecikmeler Aşılıyor, Çalışan Sayısı Artıyor

Geçmişte pandemi, Rus şirketleri arasındaki sorunlar, Alman Siemens gibi tedarikçilerin ekipman teminindeki gecikmeleri ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrası uluslararası finansman kısıtlamaları gibi nedenlerle aksaklıklar yaşayan Akkuyu NGS projesinde önemli gelişmeler yaşanıyor. Rusya’nın finansman meselesini BOTAŞ üzerinden çözmesiyle inşaat hızlandı ve çalışan sayısı 10 binin epeyce altına indikten sonra 13 bini aştı. Yakın zamanda bu sayının 20 bine ulaşması hedefleniyor. Bu ivmeyle, birinci ünitenin 2026 yılında, ikinci ünitenin ise 2027’de hizmete alınması planlanıyor. Üçüncü ve dördüncü ünitelerin daha kolay ve sorunsuz devreye alınması bekleniyor. Bu proje sayesinde Türkiye, nükleer enerji alanında önemli bir tecrübe kazanıyor ve yerli şirketlerin yerelleşme oranı planlanandan daha yüksek seviyelere ulaşıyor.

Ancak projede maliyetlerin önemli oranda arttığı da belirtiliyor. Rosatom yetkilileri, maliyetleri düşürmek adına Türkiye’den %5 oranında uygulanması planlanan stopaj kesintisi için destek talep ediyor ve projeye ortak arayışları devam ediyor. Yerli şirketlerin biriken alacakları için de iki ülkenin ilgili kurumları arasında müzakereler sürüyor.

Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığı ve Ekonomik Faydaları

Akkuyu Nükleer Santrali ve diğer enerji projeleri, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma ve enerji güvenliğini artırma hedefleri için hayati öneme sahip. Özellikle yapay zeka, veri merkezleri ve elektrikli araçlar gibi alanlardaki hızlı gelişim, elektrik ihtiyacını katlayarak artırıyor. Bu projeler, yükselen talebi karşılarken aynı zamanda döviz faturasını düşürerek ülkenin ekonomisine doğrudan katkı sağlayacak. Enerji Desteklerinde Verimlilik Dönemi kapsamında elektrikte destek sınırı 4 bin kilovatsaate düşürülürken, doğal gazda bölge bazlı kademeli tarife sistemine geçilecek. Bu sayede destek bütçesi daha verimli kullanılacak.

Sanayicilerin kendi enerjilerini üretmeleri için ek kapasiteler açılması ve "Tüketilen yerde üretim" ilkesiyle bürokratik süreçlerin kısaltılması da yatırım ortamını iyileştirecek önemli adımlar arasında. Ayrıca, Avrupa’nın "Sınırda Karbon Düzenlemesi"ne uyum için EPİAŞ bünyesinde bir Karbon Ticaret Merkezi kurulması da sürdürülebilirlik hedeflerine hizmet ediyor.

  AJet ve THY’den Tiran’a Yeni Uçuşlar: Detaylar Belli Oldu!

Gelecek Vizyonu ve Kritik Mineraller

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un da vurguladığı gibi, dünya bir "elektrik çağına" giriyor ve Türkiye’nin elektrik talebi 2055’te en az üç katına çıkacak. Bu bağlamda, kritik minerallerin önemi de artıyor. Eti Maden, sadece bor ile sınırlı kalmayıp nadir toprak elementleri, bakır ve altın gibi alanlarda dünya devi bir "milli şampiyona" dönüşmeyi hedefliyor. Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezerv alanında pilot üretim tesisinin kurulmasıyla 2026’da yıllık 570 bin tonluk bir kapasiteye ulaşılması planlanıyor. Bu alandaki ileri rafinaj teknolojilerinin Türkiye’ye kazandırılması için uluslararası görüşmeler de devam ediyor.

Akkuyu Nükleer Santrali ve Türkiye’nin Enerji Atılımları: Temel Bilgiler

  • İlk Ünite Faaliyeti: Akkuyu Nükleer Santrali’nin birinci ünitesinin 2026 yılında devreye alınması hedefleniyor.
  • Maliyet ve Finansman: Proje maliyetleri başlangıca göre artmış, finansman sorunları BOTAŞ üzerinden çözüldü, ortak arayışları sürüyor.
  • İstihdam: Çalışan sayısı 13 bini aşarak 20 bine ulaşması planlanıyor.
  • Yerli Katkı: Türk şirketlerinin projeye katılım oranı beklenenden yüksek seviyelere ulaştı.
  • Genel Enerji Stratejisi: 2026’da Karadeniz doğal gaz üretimi iki katına çıkacak, 6.500 MW güneş ve 2.000 MW rüzgar enerjisi yatırımları yapılacak.
  • Şebeke Geliştirme: 1 trilyon liralık dağıtım şebekesi yatırımı ve Yüksek Gerilim Doğru Akım (HVDC) hatları inşa edilecek.
  • Kritik Mineraller: Eti Maden nadir toprak elementleri üretiminde 2026’da 570 bin ton kapasiteye ulaşacak.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir